Şair Hüseyin KOTAN

Şair Hüseyin KOTAN

Hıçkıra, hıçkıra ağlamasını bilmeyen kalp kahkaha ile gülemez.

Ölirem

 

Tahtacılardan aşşağı gelirem
Düşinirem gara, gara
Bir elim cebimde, diğerinde cigara
Atarabası gidir ögümde ,soğan yühli
Yerler çelpeşik, çamur
Ahşamdan beri yağir ander yağmur.
Köşeyi döndüm, o’ni gördüm
Atarabasının önünden geçti
Bene bakdi…
Off… Gözleri ela sanki yanir
Ele tikildim galdım, ağzım açık
Herhal beni deli sanir…
Durdum galdım, dizlerim titirir…
Bir ösgürdüm, bir ösgürdüm…
Az galdi boğulim, o’na gurban olim
Anasının yanında gidir cump, cump
Benim yüreğim vurir gümp, gümp
Ne oldi bene? Heç anlamadım.
Onnar gidir ben gidirem, peşlerini bırakmirem
Epey gettiler, bir dilenciye para verdiler
Neden sonra, tırhışlı bir evden içeri girdiler
Ben galdim gapide…
İçeri giremirem, ele üşirem, ele üşirem…
Ceryan direğine yaslandım
O ince yağmur yağdi, yağdi, yağdi
Bende direginen bile paslandım…
Ondan sonra hergün oraya gettim
O gözlerin yüzünden, işi mişi terk ettim
Gece aklıma gelir, gahirem…
Sağıma soluma bahirem yok. Sonra yatirem.
Alma bile yerken, gırmızısıni o’na verim diyirem
Ele içim yanir, ele içim yanirki mantıs gibi
Durmadan çay içirem.
Bazen evde teh galdımmi,
Otirirem birey ağlirem, sonra
Ne olacak bu halim, ben neydim diye
Vele hevle çekirem.
Yüzüme değilde, güliller dalıma
Bende hayrat edirem gendi halıma
Ula elin gızi evde oturir
Sene davun degir?
Senin neler çektiğini bilir mi? Bilmir…
Sen neye üzilirsen, senin neyin diyirem
Gene en çok o’ni düşinirem.
Bizim orada bi tane gehve var,
Sandalyeleri odundan, uzunca ama dar
Arada bir gidirem, çay içirem…
Bir emi var orada, gapıya yakın oturir
Elindeki cigarayı bele çekir, çekir savurir…
Eski herif, yaşli…
Saçlari dökülmüş enli gaşli…
Bir gün;
Selam verdim oturdum yanına,
Boğuldum içtiği cigaranın dumanına.
Dedim emmi gusura galma…
İster beni mehele al, ister alma
Durum bele bele, gidir görirem
Gece gündüz o’ni düşünirem, ölirem…
Şöyle yavaş yavaş, döndi yüzüme bakdi
Kısdikten yeni bir cigara daha yakdi
Dumanıni çekti içine, sonra dışarı savurdi
Kısdiği kaldırdi hersinen yere vurdi
Sandalyeden doğruldi, bir daha oturdi
Eyvah oğul, sen yanmışsan, getmişsen,
Bu gara sevdaya benzir pohi yemişsen
İster gül ister ağla, heç fargetmez
O’ni alsan da, almasan da bu derdin bitmez
Ne diyim, ele zorki anlatmak
Yaşarken sararıp galkarken, boşluğa bakmak
Ne etsen ne yapsan derdin bitmez,
Canın bedende iken, aklın kar etmez
Allah vere, helel süt emmiş ola!
Yoksa yandın gettin, hayatın maf ola
Beni de benden alan bu derd idi
Kor olacak gözlerim, o gözleri niye gördi ki
İçimi yaktın, Allah sabır vere
Bu gayfede senede bir sandalye düşe
Bol bol ağla için açılır dedi…
Boynuni bühdi, gafasıni salladi, getti
Galdım masada, bir başıma
Neden sonra garson dikildi garşıma…
Bir şeyler öyrenip yapsaydın bari
Hesabi ödedim, çıktım dışari…
Ellerim cebimde, düşinirem gara, gara
Heç düşmez oldi dodağımdan cigara…
O gündür, bu gün oldi hele düşinirem
Bu ne zor derdimiş
O’ni görsemde, o’ni görmesemde
Ölirem…

Son Eklenenler