Şair Hüseyin KOTAN

ERZURUM’DA SAYILI GÜNLER

Hele dadaş bir dinle size bir destanım var Kışları uzun mi uzun, baharı dar On dört Kasımda koç katımı var İşte kış bu tarihten sonra başlar Harman kaldırıp toylar yapılır Otlar, samanlar mereklere atılır Gavurmalıklar kesilir, peynirler basılır Kartol, şalgam, pürçikli kuyulara atılır Yedi haftalarda ne ararsan bulunur Rabbim sana binlerce şükürler olsun Oğlanın boyi uzandi, gelin gızında bir naz Ülüzgar esmeye başladı havalar ayaz Gapı önünde durir çifte gara zağar Gar, Goç gatımından ya ongün önce ya sora yağar Gapılari bacalari her yeri gaplar Yerde ne his galır ne de kir, hepsini paklar Aralığın dördü bizde dan agovandırBundan sonra yenilen peynir ile soğandır Bıldır bele oldi bu yılda böyle olacak İgirmi gün sonra nahır govan gelecek Bundan sonra çıkılmaz artık dışarı Mallara alaf su ver gez aşağı yukarı Gafada enni şapga belde uzun guşaklar Gelirse pastırmacı yazı yaşşadı uşaklar Aralık ocak aylarına gelir zemheri İki çeşidi vardır, biri erkek öbürü dişi Erkek zemheriye güvenilir, olmaz ondan zararDişi zemheride pek çok kötülükler var Çoğu zenginin olmaz bundan haberi Zemheride su akacağına gan aksın daha iyi Mahsulden olmaz hayır gider bin bereket Zemheride su akarsa bu ili hemen terk et Ocak ayının son cumasına hıdırellez dediler Şubatın ilk cumasına gadar sürsün istediler Bu sürede çok yağış olur muhtaçları Hızır bulur Ona rastlanmak istenir, ondan yardım umulur Şubatın ikinci cuması ulu camiye gitmeli O gün gelecek Hızır’ı umutla beklemeli Kılar namazını bu camide yöreye veda eder Hızır ilimizden ayrılır giderde gider Hıdırellezin birinci günü bolca tuzlu yiyip yatmalı Rüyada su veren güzele iyice bir bakmalı Gılik yapıp sevdiğin bacasına goyulacak Gargalar guşlar hangi bacada yedi o bulunacak Pisiklerin yattığı yerlerdir küllük Dar uzunca biçimsiz şeylerde düllük Analar eledi bebeye höllük Erzurum’da şubat’ın adıdır cücük Cücügün son dört günü mardın üç günü beldelegüz Çok soğuk olur bu gün insanı eder dümdüz Bu günde, yola çıkıp ölene iyi gözle bakılmaz Bile bile çıktı yola arkasından ağıt yakılmaz Zorlana zorlana geldik mi marda Bitti alaf yakacak kaldık mı dardaZaten kış boyunca gavrulduk donduk Gün geldi tıssik yakdık dumanına boğulduk Guzzigimiz çıkdi baca gar’i dökmekten İmanımız gevredi velehevle çekmekten Ferik, bılik, culluk galmadi hepisin yedik Ahan bahar gelir hep yollari gözledik Atın, eşşegin, kurigin alafı bitti Tıllik Üzeyir yokluktan gurbete gitti Godik, gudik, enikler hep darda galdi Sayılı günler durir, umutlar bahara galdi Bilirsiz mardın sekizine gelmez dokuzuna galmaz Fazla dırlayan gızi heç kimse almaz Haca giden leylekler bu gece geldiler Öyle bir gar yağdı ki onnarda peşman oldiler Mardın onunci güni ezelbahar veya kese yaz Onyedinci günü haftamahal veya orta yaz Bu günlerde yağmurun bolca yağması istenir Arazinin gardan temizlenmesi beklenir Dadaş beldesi Türbede yatar büyük Gaziler Bu zamanda gelir Erzurum’a caziler Ana, eze, bibi galdi bunlardan naçar Damlardan girer içeri yağın bereketi gaçar Aras, Murat, Garasu bu mevsimde coşarlar Nice ocaklar söner sağa sola taşarlar Haftamahalda sütler yayıklara yayılır Yapılan yağın üstüne at mıhi goyulur Her insana bir taş bacalara düzerler Hangisinden böcük çıkdi ona bakar gezerler Böcük çıkan taş sahibi en şanslı kişi Bütün yıl boyunca onun adına görürler işi Nisan’a abrel derler günler bir ile başlar Goca garı soğukları çoluk çocuği haşlar Beş nisanda camış gıran bulunur Bu günün soğuğundan çok kötülük umulur Sabah bulutu gızardı Biplo şimdi ötecek Bahar yaklaşir artık bacalarda tütecek Mıhmındırik yapılır yağmur duasına çıkılacak İkindiden sonra başlar mayıs şırşırları Bırakmaz ki çıka dışarı insanlarıKırkikindilerde fazla yağmur istenmez İmani olan yürekler yokluktan hiç paslanmaz Fazla yağarsa yağmur kırk kel adı bulunur İsimleri sayılır ipliğe dualar okunur Fazla kurak olunca düğümleri bozarlar Sıcağı gören yürekler gudururlar azarlar Gar Ağustosun onunda bile Palandökende durur Şavki parlar allı pullu şehere vurur Bu kadar gün yaşadık dalımız ıssınmadi Sayılı günlere yazacak başka bir şey galmadi Bu destan için bir makaleden faydalandım Devamsızlık benimki çok sevdim, çok sevdalandım Eski heybetli Dadaşlar Türbe deresini aştıda gitti Sanmayın Erzurum’un sayılı günleri burada bitti