Şair Hüseyin KOTAN

ERZURUM VAR

Isınmadı bir türlü Sıcacık kanın Özgür olamadın gönlünce Sıkıldı canın Dağı da, taşı da hor geldi İnsanlarsa sevimsiz Şehir miydi geçimsiz? Sen yeni gelmiştin O asırlar öncesinden vardı Her kış bu şehre Karlar yağardı… Sen geldin diye mi yağdı, Onca kar? Sen geldin diye mi soğudu Şehir… Sana nispet mi duruyorKale…Sana nispet mi akıyor Nehir… Bir gün gideceksin buradan Yükünü tutunca, Bitecek okulun, Diploman alınca. Dönüp bakmayacaksın, Adam olunca, Aşık olunca… Hep öyle yaptılarDönüp bir kez olsun, Bakmadılar… Hiç mi yüreğin yanmadı? Hiç mi ellerin ısınmadı? Hep mi dondun? Kayıpta düştüğün an, Güldüğün zaman, Hiç mi olmadı? Güzel bakmadın ki, Güzel göresin. Sevemedin ki, bilesin… Sizin için nice veliler, Şehit oldu, Ali’ler Haberiniz olmadı Bilmediniz… Bile, bile geldiniz Bir türlü sevmediniz… Vefasızlar… Bari sen yapma Kendini aldatma. Ya burada ölseydin? Ya buraya gömülseydin? Rızan yok mu? Kim sarar seni? Kim arar? Şehir mi soğuk, yoksa sen mi? İstiyorum gitmeni Burası Mecnun dolu, Leyla dolu Burada yaşar Anadolu… Sevsen ne olur, sevmesen ne? Vefasız hatırana Bir fidan diksene… Buradan nefes alır vatan Burası dolup, boşalan bir han… Burası yüksek… Sen alçaklara in… El sallarken, sevin… Soğuk burada, burada kar Sevsen de, sevmesen deUnutma… Erzurum var…

SULTANIM

Aşk bahrine dalma derin dediler Başı ateş, sonu serin dediler Dik yürüme işte yerin dediler Yel buradan ne götürür sultanım Dağa, taşa kelam ettim hecesiz Dost’u gördüm gül yüzünde gecesiz Umman geçtim niteliksiz, nicesiz Sel buradan ne götürür sultanım Seher vakti turna oldum öterim Ateşim yok, yanar yanar tüterim Çarem gülde ben Mecnun’dan beterim Dil buradan ne götürür sultanım Güzel sevdim dü cihanda eşi yok Saray kurdum, bacası yok taşı yok Bir sevda ki evveli yok, başı yok Tel buradan ne götürür sultanım Üveysiyem köz köz olmuş yanmışım Muhabbeti kaynağından almışım Mihnetim yok, yüce kapı bulmuşum Kul buradan ne götürür sultanım