ŞAŞARIM
Koç üstünde post idim, yaydılar beni Kurban diye, adak diye soydular beni Acı tuza belediler astılar Sağım solum canlı, canlı kestiler Ayırdılar yünümü savrum, savrum savruldum Çırpıldıkça gevşedim, gün altında kavruldum Top, top olup demir dişten elendim Parçalandım, ufaldım acılara belendim Teşi ucuna astılar, Allah Allah dönerim Güne döndü encamım gah yanar gah sönerim Bir can idim, can içinde yaşarım Eğildikçe inceldim ahvalime şaşarım
ŞAH-I GEYLÂNİ
Canında cananı buldun Ömrünü yoluna koydun Sultanül evliya oldun Efendim şah-ı Geylânî Hasan, Hüseyin soyundan Ali Mürteza boyundan Nurdan melekler huyundan Sultanın Şah-ı Geylânî Dervişlere himmet verdin Kutupluk libasın giydin Arifler seyyidi sendin Cananım Şah-ı Geylânî Göklerden sancağın inmez Güneşin ufuktan sönmez Sensiz yüzümüz gülmez Efendim Şah-ı Geylânî Üstünde vakar şecaat Resul’e sonsuz itaat Allah, Vahid, Ahad, Sâmed Sultanım Şah-ı Geylânî Gözlerdi gözüme bakan Sevdandı gönlümü yakan Civanmertlik tacı takan Cananım Şah-ı Geylânî Tutuldum güzel rehbere Kayıt oldum ol deftere Vuruldum Gavs-ı Ekbere Efendim Şah-ı Geylânî Şaşırırsam tut elimden Himmetin azaltma benden Korkarım o heybetinden Sultanım Şah-ı Geylânî Menzil, menzil engel aştım Çağladım, coştum, taştım Dervişlik sevdana düştüm Cananım Şah-ı Geylânî Yalvaralım ol Hüda’ya Yaraları tabip sara Canlar kurbandır Mevla’ya Efendim Şah-ı Geylânî Nimet biter dane, dane Şeref verir hane, hane Tasavvufta tek merdane Sultanım Şah-ı Geylânî Huzurda boyunlar eğdik Halkayı zikire girdik Allah için canlar sevdik Cananım Şah-ı Geylânî Müridine cefa eden Koltuğunda bulur kefen Tevhid okur günden erken Efendim Şah-ı Geylânî Dostlarının hepsi sever Hayalin cihanlar değer Namerdim dönersen eğer Sultanım Şah-ı Geylânî Seni seven kalmaz yolda Erenlere oldun dalda Makamı gülü Bağdat da Cananım Şah-ı Geylânî
SUSADIM
Susadım… Sana, sevgine her şeyine Muhtacım… Teselline, sözlerine Ümidim… Yanan bir garip gözlerine Hayranım… Benliğine, ruhuna Güveniyorum… aşkına, gururuna