ESKİ BİR HARMAN (Mazinin Anatomisi)
Horozların ötüşüyle uyandım Bir hışımla yatağımdan fırladım İşliğimi üstüme pantolonumu da geydim Cızlavet lastikleri ayağıma geçirdim Gün doğmamıştı geldik harmana Saplar yığında duruyordu yan yana Emim gucakladi baği KEM’i açtı Altın renkli KIRİKbuğdaylari etrafa saçtı Ben kemleri toplayıp deste yapiram Bazen tökezlenip sap denizinde gındıllanirem Goç boynuzuyle bükülmüş besbelli Sağlam olsun diye ıslanmış,birazda nemli MEREK’in bacasına GEM dayali durir Güneşin ışşıkları çakmak daşlarına vurir Öküz arabasının üstünde dırmık, yaba, dirgen, saggavel Keleş öküzde yüzüme bakir avel, avel Harman dökümü bitti şimdi gem sürülecek Bu sapların tamamı iyice bir dövülecek Emim arka taraftan, ben başından duttuk Gemi getirdik dökülü sapların üstüne goyduk Segirttim boyunduruği gucakladım Gemin önüne gadar epey guvvet harcadım SAM bağları takılı GAYIŞ’sa gazzık gibi Möhim işe yaradım, varmı banim gibisi Emem sari öküzün gulağından dutti getirdi Boyunduruğun içinden sam bağına geçirdi Keleşi getir onu dıştan goşalım Hadi goçum, hadi aslanım galem gaşlım Elinde GAMÇİ sol ayağı ilerde bağirdi ho… Harman başlamıştı aslan gibiydi o Öküzler iştahlı emmimse gayretli Bu iş, uzun sürecek besbelli Amansız goşu başladı, öküzler zorunnan gidir Dengesi bozulan emim yenir binir,yenir binir Harman düzlendi, epeyce yumuşadı Yorulan öküzler geviş getirmeye başladı Keleşin başı yerde hayınnan saplari yiyir Canıma sari öküz, sankim zorunnan gidir Fezigilin Halil geçerken selam verdi Epeyce golaylamışsız maşallah dedi Ögünde eşek belliki gidir ormana Adamı çok geylesi yokki harmandan yana Salladi gafayi hem gidir hemde gülir Eşşegin semerinde baltanın sapi görinir Keleş tihdi guyruğuni belliki sıçacak Pis mayısı güzelim buğdaylara akacak Emmim yerden yerden bi avuç sap aldı gıçına dutti Biriken mayısları ahırn duvarına vurdi Goptum gittim pungara su doldurdum gügümi Ehrama bürünmüş bohcalı gelir gördüm bibimi Emmim suyu içerken gemi ben sürdüm Elimdeki gamçıynen keleşe bi tane vurdum Hoo.. diye birde gıçından iteledim Bindiğim yere deggede geldim Temmuzun sıcağı anımda punçak punçak ter Harman etmek gem sürmek çok keyifliymiş meğer Birden aklıma geldi başladım bağırmaya Çayın ötesinde gem süren recep’i çağırmaya “ o geçede garga,bu geçede garga vurdum düşti harga hooo…” Recepten ses gelmeye başladı Ele bir bağırdiki daği taşi salladı “o geçede sandık,bu geçede sandık vura vura usandık hooo…” Sarı öküzün ağzından köpükler akir Yürümekten yorulmuş sallanirde sallanir Bande yorgunum gemde zorunnan durirem Her aklıma gelende öküzlere vurirem Yabayi aldı emim harmanı aktarmaya başladı Emir almışçasına öküzler hemencecik yavaşladı Gayışı çözdüm öküzleri götürdüm suya Onar su içerken başladım sılıklamaya Sıcak tandır eymegi yanında gögermiş peynir Buz gibi ayranınan iştahınnan yenir SİTİL’inen birde DÖĞMEÇ yapmış nenem O hem nenem hemde benim ebem Ayranlar içildi, eymekler yendi Sıra gene GEM sürmeye geldi Bulutsuz gök yüzünde goca gartal dolanir Belliki ava çıkmış aranir de aranir Evle Ezan’ı okunurken işin çoğusu bitti Emmim abdest salmak için pungara gitti Bağıra çağıra ikindi vaktine vardık Boyunduruği boşalttık öküzleri saldık Emmim HAL’ınan ben küreğinen harmanı topladık TEC ettik bir güzelce orta yere yığdık Sulandı saggavelle süpürüldi toprak zemin Çuvallarınan cecimlerinen güründü anam gelin Harman makinesı getirdik,dişlileri yağladık İkindinin yelinde savurmaya başladık Emmim yukardan tökir,ben goli çevirirem Cecimin üstüne dökülen buğdayi anam alir Bibim kesmügi çekir,vay vaylanir Bir türki dutturdum egilir egilir söylirem Makina’nın vırlamasından kimse duymir bilirem “Yara sızlar,yara sızlar ok deymiş yara sızlar Yaralının halından Ne bilsin yarasızlar” Of anam off amada acıkmışam dedim Anam bi dürüm getirdi, samanla birlikte yedim Savurma işi bitti galdırdık makineyi Yığılan buğdaya yanaştırdık tenekeyi Kile ettik gıl çuvalları doldurduk Gollaştık emmimnen öküz arabasına gondurduk Samn MEREGE sürüldü ortalık süpürlendi Sıra öküzleri goşup eve getmeye geldi Babam gurbette çalışır,bizler ise harmanda REŞBER olmak golay deyil, şu şimdiki zamanda Alaca garanlık çöktü, köyümün üzerine Gulak verdim annamadım emimim sözlerine MAZİ”nin çıkardığı cızıltıya dalmışım Yorgun düşen bedenimle çoktan uyuklamışım
BİZ KADİRİ ÜVEYSİYİZ
Mevla’mıza kul oluruz Birlikte huzur buluruz Hakk’a vasıldır yolumuz Biz kadiri Üveysisiz Hata çıkmaz elimizden Şükür düşmez dilimizden Rahmet kokar gülümüzden Biz kadiri Üveysisiz Yokluk bize Hakk’tan çile Dağlar taşlar gelsin dile Hak yolunu bile, bile Biz kadiri Üveysisiz Gönül gülümüz solmaz Temizlenir kir kalmaz Zikredenler yorulmaz Biz kadiri Üveysisiz Rabbim bize etsin himmet Bulunmaz ki böyle devlet Durma derviş halen şükret Biz kadiri Üveysisiz Hem güleriz hem ağlarız Zikir ederken çağlarız Hakk’tan gelene razıyız Biz kadiri Üveysisiz Mazlumlara olduk siper Candan geçtik teker, teker Allahu ekber, Allahu ekber Biz kadiri Üveysisiz Yolumuz edep erkandır Bedenden çıkacak candır Canlar Mevla’ya kurbandır Biz kadiri Üveysisiz Canlar fani, dünya fani Rahmet gelir gani, gani Pirimiz Şah’ı Geylani Biz kadiri Üveysisiz
BİZ GİDER OLDUK
Toplandık halkaya nur oldu kalpler Okundu meclisler alında dersler Fikirler, zikirler ruhları besler Elveda sizlere biz gider olduk Gitmesin gönülden aşk-ı muhabbet Her daim Mevla’ya edin ibadet Hüdâ cümlemize etsin hidayet Elveda sizlere biz gider olduk Hüdâ’nın rizasını ümit ederiz Sevenleri Allah için severiz Doymadım sohbete yine bekleriz Elveda sizler biz gider olduk Çoluğuz, çocuğuz imanlı ola Hanenize sıhhat, muhabbet dola İhlaslı gönüller Mevlâsın bula Elveda sizlere biz gider olduk Göründü Kâbe’nin ince yolları Açıldı Resul’ün rahmet kolları Beytine çağırır güzel kulları Elveda sizlere biz gider olduk Bileceğiz elbet kadir, kiymeti Geylânî’den alıyoruz himmeti Sökülecek bizden küfür illeti Elveda sizlere biz gider olduk Aşık olanların bitmez çilesi Ehli muhabbetin olmaz hilesi Üveys Kâdirî’ler Hakk divanesi Elveda sizlere biz gider olduk
BİZ
Sohbet eder inci, inci ayırmaz yaşlıyı gence Divanından aldık rengi, Bayramiyiz, Bayramiyiz …Hakk’a aşık olan çoktur, sayısını bilen yoktur Hepsi güzel hepsi haktır, Halvetiyiz, Halvetiyiz …Himmet gelir erir dalga, huzurunda olduk halka Övmüş, sevmiş yüce Mevla, Celvetiyiz, Celvetiyiz …Döne dine olur semâ, her adımda bulduk mâna Aşk mührünü vurduk cana, Mevleviyiz, Mevleviyiz …Nakış güzel, nakkaş güzel ,haller güzel sohbet güzel Hatmesinde gül’ler güzel, Nakşiyiz biz, Nakşibendiyiz …Hakk’ı seven Hakk’a gider, cümle mahluk zikir eder Dervişleri kalmış eser, Şazeliyiz, Şazeliyiz …Sohbetinden dersler aldık, alemi mânaya daldık Bir Ah’ına sevdalandık, Dusukiyiz, Dusukiyiz …Hallerine olduk hayran, İrfânı’na canlar kurban Himmet eder yüce sultan, Rufai’yiz, Rufai’yiz …Girdik aşkın devranına, Sevenler yandı mahınaCanlar kurban nazarına, Bedeviyiz, Bedeviyiz…Merdi meydan şah-ı sultan, hakk kelamı etti bür’anBir ömür ki hepsi destan, Kadiriyiz, Kadiriyiz…Hakk sohbeti onun işi, muradına erer kişiOdur aşıklar güneşi, Üveysiyiz, Üveysiyiz…Hepsi canan bahçesinden, Gülleri onun halindenRahmet bulduk cemalinden, Bendesiyiz, Bendesiyiz