Şair Hüseyin KOTAN

SOBA BAŞINDA AKŞAM

Gece soyuk fırtına, ay görinmir Kepek sobası başında bu akşam Yollar uzak, gurbet zor gülünmir Kepek sobası başında bu akşam Peke’de büyükler, yerde küçükler Gurumuş gızılcık, tamas ,erikler Gaz lambası altında koyu gölgelikler Kepek sobası başında bu akşam Gızarmış borular alav bükülir Gurumuş tavandan sıvak tökülir İlerler gece, el ayak çekilir Kepek sobası başında bu akşam Duzlanmış kartollar mis gibi gohar Sıra kimde meraknan bakar Ela gözlerinden uykular akar Kepek sobası başında bu akşam Lambali radiyoda gurbet türküsi Bam telinden dökülüyor öyküsi Hırlaşır dışarıda zağar sürüsi Kepek sobası başında bu akşam Nefes al gara gış esip savurma Gomşudan hediye teke gavurma Canım balam şu burnunnan oynama Kepek sobası başında bu akşam Küçük böyügünün goynunda yatir Lüllüğündan beyaz dumanlar atir Ander tomurcuk ne güzel gohir Kepek sobası başında bu akşam Gışladan gelen mektup okunur Her satırı ev halkına dokunur Gümüş tabağadan tütün sarılır Kepek sobası başında bu akşam Nene köşesinde tesbehin çeker Dede çayını höpürdetir içer Oğul samanına fiyatlar biçer Kepek sobası başında bu akşam Kân kalesinden, kesik başa geçilir Tomurcuğun son bardağı içilir Yorgan döşek ortalığa saçılır Kepek sobası başında bu akşam Sevinç, hüzün köşe bucak dolaşır Yanan söner yüreklere ulaşır İnsanoğlu her zorluğa alışır Kepek sobası başında bu akşam Doğan göçer, dünya için yorulma Nefsin için insanlara darılma Kotan yazdı geçmişinden alınma Kepek sobası başında bu akşam

SENSİZİM SENSİZ

Sensizim… sensiz, Senden habersiz, uzak bir kentte Beklerim geçmez zaman Seni görürüm düşümde inan Uzak olsan da bana Ben seninleyim, seninle Yalnızlık benim ilacım Acı başımda tacım Kaderinle yazıldı kaderim Ben senden uzakta, neyleyim Sessizim, sessiz… Senden habersiz uzak bir kentte Çektiğim acılar tenime vurur Kaderin kaderimle yoğrulur Mutluluğu bulacağım adım, adımSensizlik benim sancım Seni görmeden öleceğim Alıştım yalnızlığa Sessiz, sessiz… Senden habersiz uzak bir kentte

O YOK

Karanlığı gömülüp Yalnızlığı yaşamak Derler ki; Erkekler ağlamaz Hiç bir şey yokken mutlu Her şey varken, yokları anlamak Kıvrılıp bir kenarda Boşluğa bakmak Kenetlenmiş çene Kirpikler ıslak Gönül… Sevdaya tutsak Toprağın suyu emdiği gibi Dertleri emen gece Donup baktığına göremiyorsan Uzanıp tutamıyorsan Dizinde derman yoksa Gönül ferman dinlemiyorsa Zamanın ötesinde kalmış sevdalara Sus demek nafile Söylenecek ne vardı Deli dolu cümleler Canın yanıyorsa Canın çok yanıyorsa Boşlukta kalan eller Pırpır eden gönüller Manasız inat Manasız gurur Hüsran ekilmiş hayata Izdırap harmanında Savrulur hatıralar Çığlıklar boğazı yırtarken Katıla, katıla gülmek Açılıp kapanan avuçlar İstekli bakışlar… Geçmişe bir çizgi Geleceğe bir nokta… O yoksa. O yok…