Sohbet eder inci, inci ayırmaz ...
Devamını Oku...Sohbet eder inci, inci ayırmaz ...
Devamını Oku...Gar yağdi,ey gar yağdi Gararmış ...
Devamını Oku...Aşk bahrine dalma derin dediler ...
Devamını Oku...Zaman değişir, türli tevür şeyler ...
Devamını Oku...Örtüsü yana kaymış
Saçları dağılmış, gözlerinde yaş
Öylece duruyor…
Dünyaya küsmüşçesine,
Kucağında yavrusu
Kanlar içerisinde.
Biraz önce koşup, oynayan
Elinde kuru ekmek
Sade bir evin önünde,
Bir tıslama, bir gümleme
Ev yok, sade ekmekte…
O yavrucak
İşte kucağında, param parça
Gülüşü yok, bakışı yok, ayağı yok,
Öylece duruyor…
Dumanlar çıkıyor evden,
Dumanlar çıkıyor yerden,
Dumanlar çıkıyor gönülden…
Yıkıldı…
Bir değil, yüzlercesini yıkıyorlar
Hayat…
Değer mi!
Hiç mi çocuk olmamışlar?
İlk adımı sendeleyerek atmamışlar
Hiç okula gitmemişler,
Hiç imtihan korkusu çekmemişler,
İlk tıraşlarını olmamışlar,
Hiç sevdalanmamışlar,
Hiç evlenmemişler,
Hiç yuva kurmamışlar
Hiç çocuk doğurmamışlar,
Hiç doğmamışlar…
Sizler nereden geldiniz?
Sizler insan mısınız?
Sizler, zalimler…
Yakmaktan, yıkmaktan,
Öldürmekten, ne anladınız?
Derdiniz ne?
Bir avuç toprak mı?
Vermediler mi?
Bir tabak yemek mi?
Yedirmediler mi?
Derdiniz ne?
Semirmek mi?
Her yeriniz cevher,
Her tarafınız mücevher olsa,
Ne olacak?
Hamallığından başka,
Kaygısından başka…
Gönlünüzde ne kalacak?
Nerede yakanlar?
Nerede yıkanlar?
Nerede zulmedenler?
Pusu için kurulan düzenler
Nerede Nemrut varı gezenler?
Neredeler?
Sonu ne olacak?
İnsan neslini mi bitireceksiniz?
Dünyayı dümdüz mü edeceksiniz?
Bir insan…
Bir hayvan…
Bir ağaç…
Size bir şeyler hatırlatmıyor mu?
Yazık değimli?
Atıyorsun…
Nereye gittiğine bakmadan,
Bırakıyorsun, çarpının olduğu yere…
Vuruyorsun…
Yıkıyorsun…
Spor yapar gibi!
Av avlar gibi!
Bu nasıl bir düşünce?
Bu nasıl devlet?
Bu nasıl bir millet?
Yediği kan…
İçtiği kan…
Döktüğü kan…
Kanda boğulan insan…
Öldürüyorsunuz,
Masaya oturuyorsunuz,
İştahla yiyorsunuz.
Bu nasıl mide?
Bu nasıl dimağ?
Bu nasıl ruh.?
Saymadınız, doymadınız…
Yiyin,
Doyun, Öldürün.
Ölüm nerede?
Parmağındaki tetikte
Ya parmak?
Ya tetik?
Ya sen…
Öylemi kalacaksın?
Hiç mi utanmayacaksın?
Aynaya bir baksana,
Halini anlasana…
Emir verirken,
Yok ederken…
Hazmı alıyorsun?
İnsanlar ölünce, insanlık ölünce,
Mutlumu oluyorsun?
Siz …
Zalimler, bilin
Zalimler duyun…
Zalimler okuyun…
Ölüm her yerde var,
Bir gün size de uğrar,
Sizin ne olduğunuzu gördük,
Bize ne oldu?
Bize ne yaptınız?
Bizi nasıl bir tuzağa attınız?
Sizin yaptığınızı,
Sizin yıktığınızı,
Sizin öldürdüğünüzü,
Bize onaylattınız…
Seyrederken,
Dinlerken,
Yemek yiyoruz,
Su içiyoruz,
Gülebiliyoruz,
Eğlenebiliyoruz,
Denize giriyoruz,
Yüzüyoruz,
Mışıl mışıl uyuyoruz,
Sizleri de görüyoruz…
Ne oldu bize?
Ne olduk biz?
Sizden geride mi, zalimliğimiz…
Sizden geride mi hiçsizliğimiz…
Bizler kimiz?
Bizler kimleriz?
Ne hale geldik?
Ne hale getirdiniz?
Bizleri de kendinizle,
Eşitlediniz…
Geriye dönüş başladığında,
İnsanlık uyandığında,
Göreceğiz…
Zulüm payidar olmaz,
Hiçbir zalim dünyada kalmaz…
Vazgeçin……
İnsanlık nefes alsın,
Vazgeçin…
Mazlumlar rahatlasın…
Yoksa?
Yer yarılacak, Vallahi
Sema dürülecek, Billahi
Dağlar yürüyecek, Tallahi
Denizler kaynayacak,
Yıldızlar dökülecek,
Beller bükülecek,
Ufuklar küçülecek…
Güneş kararacak,
Benizler sararacak…
İşte o zaman,
İşte o zaman,
Çok geç olacak…
Yaptığımız her şeyin,
Yaptığınız her şeyin,
Tek, tek…
Hesabı sorulacak…